KAYGILARIMIZLA NASIL BAŞ EDEBİLİRİZ?

KAYGILARIMIZLA NASIL BAŞ EDEBİLİRİZ?

Kaygı (endişe) bireylerin herhangi bir sebebi olmasa da, olumsuz ihtimallerin gerçekleşeceğine dair endişe duymasıdır. Genel olarak her konuda kaygı duyulabileceği gibi bir ya da birkaç konu üzerinde kaygı yaşanabilmektedir. Yalnızca bir duygu olarak tanımlanan “ben hep kaygılıyım, kaygı yaşıyorum, kaygı hissediyorum vb.” ifadelerin altında yatan ise olumsuz düşünceler silsilesi ve olumsuz sonuçlanacağına dair pekişen inançlardır. Bu demek oluyor ki kaygılarımızın altında sürekli karamsar ifadelerle pekişen inançlar ve düşünceler yatmaktadır.  

Okuduğum bir kitapta yazar şöyle der; “aile içerisinde sürekli kullanılan kelimeler, o ailede “çekirdek kelimeler” olarak kemikleşir. Örneğin; sıkıntı, maalesef, keşke, çaresiz vb.” olumsuzu çağrıştıran ifadeler sürekli kullanılıyorsa, negatif olanın yaşanacağına dair olan inanç daha da katılaşmaya başlar. Tam tersi; güzel, iyilik, neşe, keyif vb. ifadeler ise olumlu bir şekilde tezahür edecektir. Ebeveynlerin kullandıkları kelimelerin yanı sıra beden dilini kullanma şekilleri de kaygıyı tetikleyebilir. Her durumda soğukkanlılığını korumakta zorlanan, göz bebekleri büyüyen, eli ayağına dolanan vb.” ebeveyn tepkileri çocuğun da hayatı “endişe duymayı gerektirecek” kadar “tehlikeli ve güvensiz” bir yer olarak algılamasına sebep olmaktadır. Benzer pek çok konuda, örneğin başarısızlık kaygısı, geri planda kalma kaygısı, kayıp endişesi, terk edilme kaygısı vb.” kaygılar da aile içerisindeki iletişim; kullanılan kelimler, beden dili ve olumsuz yaşantılar ile tetiklenebilmektedir.  

Kaygıyla baş etmek istiyorsanız; olumsuz kelimelerden ve kaygılı beden dilinden uzak durmalısınız. Bunun yanı sıra çocuğunuzu başarı getirisi uğruna başkalarıyla kıyaslamaktan kaçınmanız ve onu kendi gelişimsel grafiği içinde değerlendirmeniz yararına olacaktır. Ve sınavlar… Yaşam boyu öyle ya da böyle “sınanmaya” devam edeceğimiz gerçeğini ve eğitim sistemindeki sınav gerçeğini kabul edersek, sınavları “öğrenme ve öğrenmenin test edilmesi” ardından “telafiye ortam hazırlayan bir deneme” olarak değerlendirip çocuklarımızın gözünde de normalleştirirsek daha sağlıklı ve kabul edilebilir bir eğitim sürecini buyur etmemiz mümkün olacaktır. 

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Daha Fazla Bilgi ve Randevu Almak İçin Beni Arayabilirsiniz: